Variste Kimler Risk Altında? - Medical Park Varis Kliniği

Variste Kimler Risk Altında?

Medical Park Antalya Hastane Kompleksi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. İlker Tekin varis hakkında önemli bilgiler verdi.

Cilt üzerinde kabarık ve kavisli görünümü ile adını alan varis, kadınlarda erkeklere göre 1,5 kat daha sık görülüyor. Opr. Dr. İlker Tekin, bu nedenle kalp ve damar cerrahisine ilginin yoğun olduğunu söyledi. Cilt altındaki yüzeysel toplardamarların kabarık ve kavisli görünüm alması ‘varis’ olarak adlandırılıyor. Op. Dr. İlker Tekin, varis adıyla belirtilen rahatsızlığın pratik anlamda en çok bacak toplardamarında görüldüğünü söyledi. Varisin damar çaplarına göre üç tipe ayrıldığını belirten Opr. Dr. Tekin, türlerini şöyle sıraladı: Telanjiektazi (1 milimetre çaplı ipliksi varisler), retiküler varisler (2 -4 milimetre) geniş varisler (5 milimetre – 2 santimetre)

KİMLER RİSK ALTINDA?

Kirli kanı kalbe geri taşıyan bu damarlarda kanın kalp yönünde ilerlemesini ve geri kaçmasını sağlayan kapakçıklar bulunduğunun altını çizen Opr. Dr. İlker Tekin, “Özellikle ailesel yatkınlığı olan kişilerde mevcut aşırı şişmanlık, geçirilmiş damar iltihabı, gebelik, ayakta çalışılan bir meslek yapıyor olmak, kronik akciğer hastalığı, kronik kabızlık gibi durumlar kapaklarda yetmezliğe, dolayısıyla kanın bacaklarda geri kaçarak damar çapında genişleme ve varis oluşumuyla sonuçlanır” dedi.

HANGİ ŞİKÂYETLERE NEDEN OLUR?

Varislerin; kadınlarda erkeklere göre 1,5 kat daha sık görüldüğünü ifade eden Opr. Dr. Tekin, oluşturduğu kozmetik şikayetler nedeniyle kadınların daha çok kalp damar cerrahisi poliklinik başvurusunun arttığını anlattı. Opr. Dr. İlker Tekin, “Varis belirtilerinin hastalarda gece krampları, kaşıntı, bacaklarda şişlik, ayakta kalma ile ağrı sıkça görülen şikayetlerle başlar. Bu şikayetlerin varislerin büyüklüğü veya sayısıyla orantılı değildir. Bayanlarda bu şikayetler özellikle hamilelik ve adet dönemlerinde oluşan hormonsal değişikliklerde ciddi derecede artış gösterir” diye konuştu.

NE YAPILMASI GEREKİYOR?

Varis rahatsızlığı olan kişilerin baldır kaslarını güçlendiren yürüyüş, yüzme ve bisiklete binme gibi spor yapmalarının önerildiğinin altını çizen Op. Dr. Tekin, “Ayakta uzun süre durulan meslek gruplarında ise çalışan kişilerin gün içinde fırsat buldukça ayaklarını uzatarak oturmaları veya yukarı kaldırarak dinlendirmeleri gerekiyor. Doktoru tarafından önerilen uygun basınç ve seviyedeki varis çorabı ayakta durulan saatlerde muhakkak giyilmeli. Bu hastaların kabızlık veya öksürmeye neden olan hastalıklarını bir an önce tedavi ettirmeleri, aşırı sıcak teması dolayısıyla sıcak kum, kaplıca ve benzeri yerlerden uzak durmaları, topuklu ayakkabı ve dar pantolon giymemeleri şart. Özellikle uyumadan önce bacakların çeşme suyunda yıkanması gece kramplarında azalma ve rahatlama sağlayacaktır. Varis için özel bir beslenme tipi yok, ancak kilo alınmaması önerilir” dedi.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Opr. Dr. İlker Tekin varis tedavisinde seçilecek yöntemde hastaya ait özellikler (yaş, cinsiyet, kilo, meslek), hasta şikayeti, mevcut varisin tipi ve doppler ultrasonografi bulguları belirleyici olduğunu söyledi. Opr. Dr. Tekin, şöyle devam etti: “Bu tedavi yöntemleri yüzeyel lazer, termokoagülasyon, köpük skleroterapi, kapalı cerrahi ( endovenöz laze, radyofrekans) ve açık cerrahi olarak sayılabilir. Uygulanacak tıbbi tedavinin yanı sıra hastanın belirtilen günlük yaşama dair önerilere uyması ve varis çorabını düzenli kullanması tıbbi tedavinin başarısını artırır.’’